Hiç Bir Hayal Renkli Değil Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
felsefe,para psikoloji,tarih,öykü

İZLERR24/12/2005

 Aslında uzun zamandır yazmamıştım.Bir seyahetteydim.seyahatin bir kısmı beş saatlik tren yolculuğuydu.Tren camında geçen anadolu bir film şeridi gibi geliyordu gözüme,hızlı hızlı geçen hayatları bir özetiydi tren seyahatim.Geçerken yabancılık çekmiyeyim diye izleri düşündüm.Tanıdık şaşkınlıklar tanıdık gözler tanıdık sözler...Aslında romantik yaklaşım değildi.Toplamda yaşadığım bir özetti.Bi ara başkalarının izlerinede bastığımı anladım.Neden basmışım?Başkalarının izleri belirginmiydi.Uzun uzun düşündüm bu izlere yakınlığım onların bana bir yansımasıydı.Değerli blok dostlarım bir bir izimize bastığımız şu dünyada herşeye benim diye biliyorsak.Eksiklik burda başladı.İzler o derin izler psikolojik travmalarımız birbirine benziyen şizofren gülüşler işte bize izleri göstermeyen nedenler.Kendimizi sevdiğimiz anda izimiz olduğu izler başkalarının şakasıda olabilir.Gördüklerimize hemen doğru dememiz başkalarının yanlışlarıda olabilir.Ama hiç bi zaman iz olamaz.Gittiğimiz yolda gelende oldu gelmiyende başkası olduğumuz sürece saygılarımla değerli dostlarım...

7 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

KİMLİK15/12/2005

Şu sıralar hep tartışılıyor.Üst alt kimlik olarak nitekim tartışılacakta,popilizim varken bu böyle gider.Asıl ilginç olan oluşan bir kimliğin motivasyonudur.Kimse bu motivasyondan bahsetmez..Doğal pozisyon tarihsel misyon bu motivasyonun ana hatlarını bir motif gibidir.Hayal gördüğümüz dil kimliğimiz olabiliyormu? bence hayır.Hayelide gerçeğide görüp görmemek ifadesiyle ilgili pozisyonda kimliksel bi takas değil..Değerli dostlarım iç ve dış kimlik te vardır.Üst ve alt ilişkisi bu iki teoriden sonra başlar.Sosyolojideki bu anlamsızlık sadecde endistrü sosyolojısınde denenmiş iç kimlik kişinin ırksal,dinsel sosyo ekonomik yapısıyla gelişir.Dış kimlik ise ırk motivasyonu din handikapı ve sosyal uçurumlarla gelişir.İkisinin bir arada olmasının tek sebebi üreten ve geliştiren bir varlık olduğumuz için sosyal potansiyelimizin ayaklarından birisi olmuştur.Bu ayaklardan birisinin sakatlanması tarz-ı gidişte topal topal yürütür.Düşünün topal yürüyen bir kimliğe hukuki olarak verilen yeni kimlik alt veya üst fark etmez ne kadar toparlayıcı olur.Saygılarımla

5 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

Aşk Kadar SADE Ölüm Kadar BElirsiz12/12/2005

Değerli dostlar,sade ve belirsizlik bu konuya değinecem bugun.Aslında bu bir acı tesadüf hırçın bir karşılaşma,belirsiz olanlar gitmeyişimiz o pusulu boyutta bıraktığımız kendimizdi.Kendimiz büyüyor kendimiz gelişiyor.Sade ve belirsiz ayracı bulamıyoruz.Bir dönüp bakınca kendimize olayı basitleştireyim kendimizi izlerken iyi bir izleyici değilliz.Bazı sahnelerde gözümüzü kapatıyoruz.Ne ilginçtir gerilim yok o sahnelerde.Sade belirsizliğe doğru o göz kapamalarımızla gider.Sonra vay ben görmedim vay ben duymadım demek kalır yanımızda...Hiç kimse bu alışık sesi dinlememeyi öğrenmiştir.Bir duygu,bir olgu,bir neden basitten karmaşıklığa doğru gider kısacası ama ne ilginçtir giderken bile gözümüzü kapatıyoruz.Sonrada gözümüzü açtığımızda gördüğümüz yere belirsizlik diyoruz.Belirsiz olan tekrarlanmamış olandır.Ne ilginçtir tekrarlanan bütün duygular zihinsel mahkememizde sadeleşmiştir.Saygılarımla..Bu yazıya özellikle yorumlarınızı bekliyorum..Tek başına Yazılacak bir yazı değil...

2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

Maradona Che FİESTA9/12/2005

Tarihe herşeyle takip konusu olmuş maradona..arjantinin kenar mahlesinde doğup dünya futbol tarihinde bir ölçüt.futbolun birde politik duruşu.yıldızlarda bir gün söner demiş jusepme meyasa.çünkü onları parlatan bizleriz.bizim parlaklıklarımızla aynı ama işte bir ışık yanılması daha.yeni olan tüm olgular nedense alel acale derme çatma bir felsefeyle kuramlaştırıp servise sunarız.arjantin futbolu hep rekabet içinde olduğu brezilya futbolu gibi gelişim göstermiyodu 70 lerin sonunda.sanbacılar tangocuları hep hezeyana uğratıyordu.hatta latinlerde bir söz var çingene gibi dans ediyor bu sanbacılar.brezilyalılar çingene misyonunu zaten almıştı.arjantin ateşli tutkulu bir ülkeydi ama çingene ateşi kadar güçlü ateşi yoktu.darbe yıllarında maradona o meşhur iç isyan dönemlerinde tutcu bir aile çocuğuydu.ne olduda sosyalist oldu 39 yaşında.

bir ışığı vardı maradonanın yeşil sahalarda .hatta isa mesih bile diyorlardı. hiç kimse hatta futbolda anlamıyan biri bile bu çocuğu izlerken sahada bir ışık tı maradona.peki diğer yıldızlarda ne farkı vardı.portekizin in esebyosu brezilyanın pelesi ingilizlerin baby cahltean ı almanların rumenigesi daha nice sayamadıklarımız.bu yıldızlar futbola bir tarz yenilik getirdiler ve rakip defanslarda bu gelişimde yeni bir savunma getirdiler.ilginçtir ülke kültürüyle azıcık olsada oynadılar.örneğin; polo kiriket gibi düşük tenpolu sporları olan ingilizler babi chalton'dan sonra sert bir savunmayı felesefe ettiler.Hatta ileri gidip futbol bir erkek oyunu dediler.Disiplinli alman futbolu rumenige'den sonra bağımsız tam gobek orta sağayı geliştirdiler.Halk arasında avare orta saha denildi.Afrika kokenli esebiyo portekiz futboluna yenı bir kimlik (eskiden ispanyol futbolunun taklidi olan portekizler) kalabalık defansı geliştirdiler.Dans eden portekizliler dingilleşti bira içen sanayi toplumu almanlar retçi olmaya abaşladılar.Asil olan ingilizler sert mizaçlı taşralılar gibi oldular.İşte dostlarım yıldızlar İyi pazarlandılarmı ülkenin kimliğinde bile değişiklikler yaparlar.Peki maradona neyi değiştirdi.Kocaman Bir HİÇ nedenmi: o futbol oynarken terlerdi.Tanrı vergisi bir solağı gelişime kapalı bir futbol işçisiydi.Taki napolide mütiş rakamları palermo mafyalarını tanıyana kadar...Bir işçi için en acı olanı sermayeyle olan acımasız direk ilişki.Maradona milyon dolar'larla bu çelişkiye inat haykırmaya başladı.İşini doğru yapanlar için mütiş bir örnekti maradona.Toplumun dışında gelişti.Ezen ve ezilenin ilişkisini kimlik bulmak istedi ve birgün aynaya baktı kendisi olduğunu anladı.Kokainde bu acı karşılaşmaya ilaç oldu.Sansasyonel futbol yaşantısını bıraktıktan sonra bir şeyin peşine düştü.Zenginlik,erdemlilik,asillik doğuştan değilmiş sadece bir limanmış herkes de gidip gelebilirmiş.Orda kalanlar korkak risksiz kimliklermiş ve che kahramanı oldu maradona' nın.ciddi bir erek eksikliği vardı.Bunun için bir savaşcı gerekti.Oda Che yakışıklı duygusal.Yanı kısacası politik görüşümüzde bile bir güç ararken araya kendimizi yerleştirirken bir eksikliğimizle gideriz.Ve o dengenin dişlerinde biri oluruz.Sevdiğimiz kişiye bile benim diyecek kadar egolarımızın esiri olmuşken özgürlük savaşımız neden konturollü ve basit kuramlarla süslüyruz.maradona futbol oynarken korkuyodu ve geç uyanan bir kimlik cesareti futbolunu reaksiyonunda koptuğunda başladı.o istediğimiz zaman isteğimiz yere gidecek kadar güçlü olduğumuzu insan oğluna ama giderken kendimizi götürmüyomuşuz bunu öğretti.başkaların bize verdiği ışığın iadesi var. o iade edrken biraz sorun yaşadı sadece.bu sorunu yaşamamayı bize öğreti.saygılarımla.

1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

Hayellerimiz Neden Renkli DeğiL7/12/2005

bilim adamları bunlara anima kurgusu diyor.bazı kolay yolu seçen bilim adamları ise bastırılmış diyor..aslında sonuç olarak neden kurgu kurarken neden sade bir özet şeklinde kuruyoruz..kısacası hayallerimiz renkli değil.çünkü kendimizle olduğu için.buna ister katılın ister katılmayın dışarda bir yerde kurup içe doğru bir yön verseydik bu evrimsel eğri doğal koşullarda renklenirdi.mesala örneğin.bir insanı sevince veya olayı zorlaştıralım aşık olunca.biz aslında haberimiz olmadan kendi duygularımızı seviyoruz.ve sevdiğimiz kişi üzerinde kişilik buluyoruz.sanki o kişi çırılçıplak ve bizde onu kendimiz giydiriyoruz.kısacası kendi ölçülerimizi bilmeden başkalarına terziyiz.işte bu noktadan sonra hayal neden renkli değil.biz aldığımız görüngülere ışık vermiyoruz.nedeni bir cisim ışıkla renklenir.yani içimizdeki lamba hayal kurmaya başlarken söndürüyoruz.sırf hayal kurmak için yatmak lazım değilse hayal her an olur.değerli dostlar yorumlarınızı dört gözle bekliyom.saygılarımla..

8 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

Sayfa :1 Toplam: 2
| Sonraki Sayfa